Türkiye Bursa 16

Orhangazi, İznik Gölü

 

Pts - pzr 8.00 - 18.00

7/24 canlı destek
 

 

Tavuk Irk Gelişimi

Ev Kanatlılarının Kökeni ve Yetiştirme Tarihçesi

Tavuğun evcilleştirilmesi Güneydoğu Asya’da tarih öncesi çağlara kadar gider. Asil ve Malezya türlerinin bundan ta 3500 yıl öncesinde Malezya yarımadasında mevcut olduğu düşünülmektedir. Bugüne değin, Asyatik ırkların soyu tükenip gitmiş bir dev yaban tavuğu ırkından türediği kanıtlanamamış olduğundan, tüm evcil tavuk ırklarının kökeninde Bankiva yabani tavuğunun (Gallus gallus) yattığı kabul edilegelmiştir. Bu ırkın anayurdu ve dolayısıyla evcilleştirilme başlangıcı Asya’nın ılıman bölgelerine, esasen de Doğu Hindistan’a ve Malezya yarımadasına konumlanmaktadır. Tavuk İ.Ö. 1400 yıllarında Çin’e gelmiş ve oradan da batıya yayılmıştır. İsa’dan birkaç yy. öncesi itibariyle Mısır’da (ve öncesinde Çin’de) artık suni kuluçka yetiştiriciliğine geçilmiş durumdadır. Kesin olan şudur ki, tavukları Almanya’ya getiren Romalılardır. Ancak çok daha önceleri Asya kökenli kanatlıların Güneydoğu Avrupa üzerinden eski kıtaya intikal ettiği de kuvvetle muhtemeldir.


Amerika kıtasının keşfinden sonra tavuk Avrupa’dan Amerika’ya geçiş yapmıştır. Ancak yapılan araştırmalar evcilleştirilmiş tavukların erken çağlarda Polinezya’dan Güney Amerika’ya getirilmiş olduğuna işaret etmektedir. Tavuk ev hayvanı kimliğini kazanma süreci içinde insan için çok çeşitli anlamlar yüklenmiştir. Ritüel ve spor amaçlı etkinliklerde (horoz güreşi vs.) kullanılmış ve et/yumurta kaynağı olarak değerlendirilmiştir. Son bahsedilen üç kullanım amacına göre, tavuklar günümüzde üç ırk altında sınıflandırılmaktadır. Bunlar dövüşçü, Asyatik ve Bankiva türleridir.

19. YY’ın ilk üçte birlik dilimine kadar Batı Avrupa’da sadece Bankiva türünün birkaç saf ırkı bilinmekteydi. 1850 civarında Çin menşeli “Cochin” ve “Langschan” ırkları ortaya çıktı. Bunlar kısa sürede büyük ilgi çekmiş ve ırk yetiştiriciliğini, bu arada bilinir hale gelen Asyatik dövüşçü ırklarla birlikte kalıcı olarak etkilemiştir. Bunun sonucunda (Amerika da dahil) çok sayıda yarı-Asyatik ırk ortaya çıkmıştır. Cüsse, ağırlık, eşkal ve duruş olarak sürekli yeni varyasyonlar türemiştir. Daha yabani formların her karakteristiğinde var olan değişkenlik sayesinde, tavukları binyıllar boyunca çok çeşitli eşkallerde, renklerde ve farklı karakteristiklerde (ibik, kulak, ayak rengi vs. bakımından) ve tüy yapılarında yetiştirmek mümkün olmuştur. Bunlara, yer yer çok eskiye dayanan ve sonradan daha da varyasyona uğramış ve gelişmiş olan başka mutasyonlar (başlık, sakal, tüylenmiş bacaklar, çok-parmaklılık, kuyruksuzluk, çıplak boyun, kısa bacaklılık, ipeksi tüy dokusu vs.) eklenmiştir. Özellikle renk çeşitliliği çok fazladır. Pigment kaybolması daima her tüyün sadece bir kısmında görülür.

Ev tavuklarının yumurta verimi, yabanı formlara göre yer yer on kattan fazla oranda yükselmiştir. Çoğu ırkta kuluçka yatkınlığı kuvvetli ölçüde azalmış, hatta ırklar tamamen silinmiştir. Aşağı yukarı yüzyıl başından bu yana ev kanatlıları, özellikle tavukçuluk bilimi de gelişmeye başlamıştır. Bundan itibaren tavukların beden ve üreme özelliklerinin kalıtımı da araştırma konusu olmuştur.

Tavuk gövdesinin küçülmesi, başka bir deyişle cüceleşmesi, en baştan tavuğun Asyatik yurdunda başlayan bir süreçtir. Keza Bankiva tavuğu da ancak bir yarı-cüce cüssesine sahiptir. Çok uzun çağlardır Japon ve Çin toplumları hayvan ve bitki aleminin cüce formlarını yetiştirmekle nam salmışlardır. Chabos, cüce Cochin ve Co Shamos türleri bunun bir kanıtıdır. Ancak bunları ve diğer kadim dövüşçü ırkları, hatta bunların batılı varyasyonlarını ilk ırklar veya ilk cüce ırklar olarak tanımlamak yanlıştır. Bunlar ilk ırklar olmuş olsalardı, aynı zamanda yabani formlar olmaları da gerekirdi. Ne var ki, bunlar, aynen yeni yetme ırklar gibi, insan yetiştiricilik sanatının ürünüdürler. Dolayısıyla bunlar “ilksel” değil, bizim kavramlarımıza göre büyük ölçüde sadece çok eski ırklardırlar. İki, hatta muhtemelen daha fazla sayıda cüce form Romalılar ve Yunanlılar zamanında da bilinmekteydi. Günümüzün tüylü-ayaklı cüce tavuklarının Avrupa’daki geçmişi yaklaşık 400 yıl öncesine kadar tarihlenebilmektedir. Öte yandan “kara cüceleri” diye tabir edilen ırklar eski kıtada yüzyıllardır bilinmektedir. Ancak bunlar bilinçli yetiştiricilik faaliyetinden ziyade, tesadüflere ve çevresel etkilere dayanmaktadır. 19. YY’ın seksenli yıllarında İngiltere ve Almanya’da büyük ırkların cüce formları geliştirilmeye başlanmıştır. Birinci dünya savaşından otuzlu yıllara kadar, başka ülkelerde de farklı ırklar ortaya çıkmıştır. Tavuk ırklarının büyük çoğunluğunun aynı zamanda cüce formları da mevcuttur.

Cüce tavukların cüssesine dair görüşler zaman içinde ve çeşitli ülkelerde değişiklik arz etmektedir. Ancak son yıllarda, cüceleştirilmiş ırklarda ilgili büyük ırka nispetle belli bir yapısal ve izlenimsel cücelik karakteristiğinin ve cüsse oranının mutlaka korunmasının gerektiğine dair bir uluslararası mutabakat oluşmuştur. Bu noktada saptanan standart ağırlıklar sadece yardımcı kılavuz değerler olarak görülmelidir. Belirleyici olan vücut cüssesi veya daha doğru bir ifadeyle vücut küçüklüğüdür. Cüsse standartlarından aşırı ölçüde altındaki ırklara, kısırlaştırma yoluyla, insan müdahalesi olmadan etki gösteren sınırlamalar getirilmiştir. Buna karşılık, büyük ve cüce ırklar arasındaki orta formlara (“yarı cüceler”) kanatlı ırk yetiştiriciliği kapsamında hiç alan tanınmamalıdır. Bunların serbest bırakılması sadece berrak bir kavramsal ayrımı belirsizleştirmekle kalmayacak, aynı zamanda, tüm dünyadaki ırk kanatlıları yetiştiricilerinin kültürel olarak korumakla yükümlü olduğu bazı hafif büyük ırkların ortadan kalkmasını beraberinde getirecektir.  

Bu arada, tavuk türlerinin ve ırklarının çeşitliliğinin korunması, biyoçeşitliliğin güvenceye alınmasına dair uluslararası sözleşmede dünya çapında proje olarak garanti altına alınmıştır. Avrupa ülkelerinin tamamı bu projeye dahil olmuştur. Kanatlı sektöründe, Alman Irk Kanatlıları Yetiştiricileri Federasyonu ve İsviçre Irk Kanatlıları Yetiştiricileri Topluluğu ırkların korunmasını teminat altına almıştır. Bu noktada başka örgütler ve kamu kuruluşları elle tutulur bir başarı kazanabilmiş değildir.

*Avrupa kanatlı ırk standartları (Rassegeflügel-Standat für Europa ) kitabından,

Çeviri : Özgür Gürkan ERDEM.

Osman BOZDAĞILI.

About Post Author
Super User

A big fan of open source and Ubuntu. Founder at joomlabuff

joomlabuff.com/

Tema stili

Layout Style

Background Image